|
MOLEKÜLER
GENETİK
TEK GEN
HASTALIKLARI
İnsan genom projesinin
sonuçlanmasından sonra insan genomunda yaklaşık 30 bin gen bulunduğu
saptanmıştır. Her bir genin oluşturabileceği hastalıklara tek gen
hastalıkları denmektedir ve kalıtsal olarak gelecek nesillere aktarılma
riski oluşturmaktadır.
Tek gen hastalıklarının
tanıları moleküler tetkiklerle konulmaktadır. Bu hastalıkların
saptanması insanda çeşitli evrelerde yapılmaktadır.
Postnatal Tanı: Doğum
sonrasında yapılan incelemelerdir
Prenatal Tanı: Doğum
öncesinde (gebelikte) anne karnındaki bebeğe yapılan incelemelerdir
Preimplantasyon Genetik
Tanı: Anne rahmine yerleştirilmeden önce embriyolara yapılan
incelemelerdir
AKDENİZ
ANEMİSİ
Akdeniz Anemisi (Beta-talasemi)
ülkemizde en çok görülen kalıtsal hastalıklardan biridir. Hastalık
geninin Türkiye’deki ortalama görülme sıklığı % 4–5 kadardır, fakat
özellikle güneyde bazı bölgelerde bu oran % 20’lere kadar çıkmaktadır.
Beta-talasemi, otozomal resesif (genetik defektin hem anne hem babada
taşındığı tipte) kalıtım gösterir. Akraba evliliklerinin yaygın olduğu
bölgelerde hastalığın görülme sıklığı artmaktadır.
Beta-talasemi geni 11
numaralı kromozomun üzerinde yer almaktadır. Gen üzerinde oluşacak
mutasyonlar beta-globin üretimini azaltır veya sentezlenmeyi durdurur.
Hemoglobin üretimin azalması sonucu hastalarda mikrositik hiperkromik
anemi oluşur.
Beta-talasemi tanısı kan
testleri yoluyla konulur. Periferik yaymada çekirdekli alyuvarların
varlığı, hemoglobin elektroforezi sonucu hemoglobin A seviyesinin
düşüklüğü hastalığın başta gelen bulgularıdır. Hastalığın tespit
edilmesinden sonra mutasyonun tanımlanması moleküler tetkiklerle
yapılmaktadır. İstanbul Memorial Hastanesinde Beta-talasemi için
moleküler tanı beta-globin geninin tümüyle dizilenmesiyle (Tüm Gen
Analizi) konulmaktadır. Bu tanı yöntemi hem bireylerdeki mutasyonun
tespit edilmesini, hem de anne karnındaki fetüsten alınacak örnekle
beta-talasemi mutasyonlarının tespitini sağlar. Gebeliğin 10.
haftasından sonra Koryon villüs biyopsisi (CVS) veya 15. haftasından
sonra yapılacak amniosentez yardımıyla olabilir.
Ayrıca Talasemi taşıyıcısı
anne ve baba sağlıklı bebek sahibi olmak istediklerinde Preimplantasyon
Genetik Tanı (PGT) merkezimizde yapılmaktadır.
ORAK HÜCRE
ANEMİSİ
Alyuvarlar kanımızı
oluşturan elemanlardandır. Alyuvarlar kana rengini veren hemoglobin
maddesini taşımaktadırlar. Hemoglobinler ayrıca oksijenin taşınmasında
rol almaktadırlar. Hemoglobinin birden fazla çeşidi bulunmaktadır. HbF
bebeklerde, HbA normal erişkin bir insanda ve HbS orak hücre anemisi
hastalarında bulunmaktadır.
Orak hücre anemisi hastalığı
otozomal resesif geçişli bir hastalıktır. Beta-globin gen dizisinin 6.
kodonundaki nokta mutasyonu sonucu glutamik asit yerine valin
şifrelenmesi sonucu HbS oluşur. Bu kişilerin alyuvarları oksijen miktarı
az olduğu zaman şekil olarak değişikliğe uğrarlar ve orak şeklini
alırlar. Alyuvar miktarı bu hastalarda fazla ve ömürleri azdır.
Hastalığın tespiti moleküler
tetkiklerle yapılmaktadır. İstanbul Memorial Hastanesinde orak hücre
anemisi için moleküler tanı beta-globin geninindeki COD 6 bölgesinin
dizilenmesiyle konulmaktadır. Bu tanı yöntemi hem bireylerde mutasyon
tespit edilmesi için hem de anne karnındaki fetüsten alınacak örnekle
orak hücre anemisinin tespitini sağlar. Gebeliğin 10. haftasından sonra
Koryon villüs biyopsisi (CVS) veya 15. haftasından sonra yapılacak
amniosentez yardımıyla olabilir.
Ayrıca orak hücre anemisi
taşıyıcısı anne ve baba sağlıklı bebek sahibi olmak istediklerinde
Preimplantasyon Genetik Tanı merkezimizde yapılmaktadır.
AİLESEL
AKDENİZ ATEŞİ (FMF)
Ailesel Akdeniz Ateşi (FMF)
tekrarlayan ateş ve periton, sinoviyum veya plevra enflamasyonu ile
kendini belli eden otozomal resesif geçişli bir hastalıktır. Karın
ağrısı en belirgin özelliği olmakla birlikte hastaların bir kısmında da
artrit bulgular ön plandadır. Karın zarında, eklemlerde ve akciğer
zarında oluşan iltihaplanma ağrı ve ateşe neden olur. Kan testlerinde
yüksek eritrosit sedimentasyonu, lökosit sayısında ve fibrinojen
miktarında artış gözlenir. FMF’in bilinen tek tedavisi, Kolşisin isimli
ilaçtır. Kolşisin, ateş ve karın ağrısı ataklarının sıklığını ve
şiddetini azaltmaktadır.
FMF hastalığıyla ilgili olan
tek gen MEFV genidir. MEFV geni 16 nolu kromozomda yer almaktadır. Türk
toplumunda V726A, M694V, M694I, K695R, M680I, A744S, E148Q ve R761H
mutasyonları MEFV geninde en sık rastlanan mutasyonlardandır. FMF
hastalığının moleküler tanısı talasemide olduğu gibi tüm gen analizi ile
yapılmaktadır. Merkezimizde mutasyonlarının %80 nin yer aldığı exon 2 ve
exon 10 bölgeleri tüm gen taramasıyla incelenmektedir.
Bireylerde FMF analizi
yapılmasının yanı sıra gebelik esnasında CVS veya amniosentez yöntemiyle
alınacak örneklere de FMF analizi yapılmaktadır. Ayrıca FMF taşıyıcı
anne baba veya anne babadan herhangi birinin hasta diğerinin taşıyıcısı
olması durumunda sağlıklı bebek sahibi olmak istediklerinde FMF için
Preimplantasyon Genetik Tanı merkezimizde yapılabilmektedir.
KİSTİK
FİBROZİS
Kistik Fibroz dünya
genelinde sık rastlanan kalıtsal hastalıklardan bir tanesidir. Kistik
fibroz, solunum ve sindirim sisteminin yüzeyini kaplayan hücrelerinde
sodyum ve klor iyonlarının taşınmasını sağlayan proteini üreten CFTR
geninde ki mutasyonlar sonucu ortaya çıkar. Mutasyonlar sonucunda mukus
tabakası daha yoğun bir hal alır ve akciğerlerin tıkanmasına ve
enfeksiyon gelişmesine, pankreasın tıkanarak sindirim enzimlerinin
bağırsağa ulaşımının engellenmesine neden olur.
Kistik fibroz transmembran
iletim düzenleyicisi (CFTR) geni 7 nolu kromozomda yer alır. CFTR
geninde yaklaşık 1400 tane mutasyon tespit edilmiştir. Mutasyonların
oluşturacağı etkiler birbirlerinden farklıdır. Bazı mutasyonlar CFTR
proteininin normalden küçük ya da yetersiz miktarda üretilmesine yol
açarken, diğerleri proteinin regülasyonunu ya da hücre zarındaki
lokalizasyonunu engellerler. Bazı mutasyonlar Kistik Fibroz hastalığına
neden olurken CFTR geninde oluşan bazı mutasyonlar erkeklerde kısırlığa
sebep olur. Bu mutasyonlar testislerden sperm taşıyan kanalların birinin
(CUAVD: Congenital Unilateral Absence of Vas Deferens) veya her ikisinin
de (CBAVD: Congenital Bilateral Absence of Vas Deferens) gelişmemesine
neden olur. Testisler normal gelişmiş ve cinsel fonksiyonlar normal
olmasına karşın vas deferens gelişmemiş olması nedeniyle erkek üreme
sistemindeki spermler meniye taşınamaz.
Kistik Fibroz hastalığının
moleküler tanısı dünya genelinde en yaygın olan 33 mutasyona ek olarak
polyT bölgesi PCR-OLA (polimeraz zincir reaksiyonu- oligonucleotide
ligation assay ) yöntemiyle taranmaktadır. Türk toplumunun çok
heterojen olmasından dolayı kistik fibroz tanısı kesin koyulan
hastalarda mutasyon sayısı genetik dizile ile 500 e kadar
çıkarılmaktadır.
Kistik fibroz hastalığının
görülme sıklığı yüksek olduğundan Kistik fibroz mutasyonu tespit edilen
CBAVD hastalarının ayrıca eşlerinde de gen taraması yapılmalıdır. Eşinde
de kistik fibroz saptanan hastalara Preimplantasyon Genetik Tanı veya
gebelik sonrası prenatal tanı işlemlerini merkezimizde uygulamaktayız.
Y-KROMOZOMU MİKRODELESYONLARI
Erkek cinsiyetinin
belirlenmesinde rol alan Y kromozomu üzerinde sperm oluşumunda ve
gelişiminde yer alan genler bulunmaktadır. Y kromozomunun p kolunda yer
alan bu genlerin bulunduğu bölge AZF (Azoospermia factor) bölgesi olarak
adlandırılır. Bu bölgedeki genler 3 grup olarak adlandırılmıştır. AZFa,
AZFb ve AZFc bölgeleri.
Y delesyonları özellikle 1
milyon spermatozoa/ml altında olan hastalarda tespit edilmektedir. En
sık rastlanan delesyonlar AZFc (yaklaşık %60) bölgesindedir. Bunu AZFb
ve AZFb+c veya AZF a+b+c bölgeleri (%35) izlemektedir. AZFa bölgesinde
görülen delesyonlar oldukça nadirdir (%5). Delesyonlar diğer androlojik
bulgularla birlikte (varikosel, kriptorşidizm, hipogonadotropik
hipogonadizm, obstruktif azoospermi) görülme olasılığı (%7) açısından
bağımsızdır. AZFa veya AZFb bölgelerinin tamamının (komplet) delesyonu
Sertoli Cell-only (SCO) ve spermatogenetik arrest ile ilişkilidir. Bu
bölgelerin parsiyel delesyonu veya AZFc bölgesinin parsiyel veya komplet
delesyonu hipospermatogenez (oligospermi) ile Sertoli Cell-only sendromu
arasında değişken fenotiplerle uyumlu gözükmektedir.
Y kromozomu mikrodelesyon
taraması diagnostik, prognostik ve koruyucu önleme sahiptir. Azospermik
hastalarda rastlanacak komplet AZFa veya AZFb delesyonları testiküler
sperm elde edilmesi açısından negatif prognostik değere sahiptir.
Y kromozomu
mikrodelesyonları merkezimizde moleküler tekniklerle tanımlanmaktadır.
AZF bölgesi için 28 farklı STS bakılmaktadır. Her bölge multiplex
Floresan PCR yöntemiyle çoğaltılarak dizi analiz cihazında fragman
analiz yöntemiyle incelenmektedir.
TROMBOFİLİ
PANELİ
Trombofili Panelinde toplam
4 farklı bölgeye bakılmaktadır.
Faktör V: Faktör V
kan koagülasyon sistemindeki en önemli proteinlerden biridir. Faktör V
aktive edilmiş protein C (APC) 'nin kofaktörü olarak fonksiyon yapar.
APC ile birlikte Faktör VIIIa'yı inaktive eder. Faktör V Leiden
mutasyonu otozomal dominant olarak kuşaktan kuşağa iletilir. Bu mutasyon
varlığında faktör V'in APC tarafından inaktive edilmesi engellenir ve
kanda yoğun pıhtılaşması meydana gelir. Tromboz tehlikesi doğum kontrol
hapı kullanımı, sigara, ileri yaş ya da pıhtılaşma sistemini etkileyen
diğer tromboz etkenleri (Prothrombin 20210) gibi risk faktörlerinin
varlığında çok daha fazla artar.
Faktör II (Prothrombin
20210A): Prothrombin 20210 mutasyonu Faktör V polimorfizminden sonra
tromboz oluşumuna en sık neden olan polimorfizimdir. Tromboz, kandaki
protrombin miktarının artmasıyla ortaya çıkar.
MTHFR enzimi protein ve
polyamine sentezi ve metilasyon reaksiyonları için gerekli olan metil
alış-verişinde rol oynar. MTHFR varyantları nöral tüp defekti,
homosisteinemi, erken yaşta kalp damar hastalığı, erken yaşta venöz
tromboz ortaya çıkma riskini arttırır.
MTHFR C677T: MTHFR
C677Tnin homozigot olduğu durumlarda yüksek plazma homosistein ve düşük
folat seviyesi gözlenmektedir. Enzim aktivitesi % 30 civarlarındadır.
MTHFR A1298C: MTHFR
A1298C, homocysteine ve plazma folat konsantrasyonunu etkiler fakat
etkisi C677T formundan daha düşüktür. Enzim aktivitesi %65
civarlarındadır.
MOLEKÜLER
GENETİK TESTLER
|
TEST |
ÖRNEK |
SÜRE |
BİLGİ |
|
Beta- Talasemi Tüm Gen |
-EDTA’lı Tüpe 5ml
-Amniosentez* |
15 gün |
Beta-globin geni Exon1
ve 2 bölgeleri dizi analiz yöntemiyle incelenir. |
|
Orak Hücreli Anemi |
-EDTA’lı Tüpe 5ml
-Amniosentez* |
15 gün |
Beta-globin geni COD6
bölgesi dizi analiz yöntemiyle incelenir. |
|
Ailesel Akdeniz Ateşi
(FMF) |
-EDTA’lı Tüpe 5ml
-Amniosentez* |
15 gün |
MEFV geni Exon 2 ve 10
bölgeleri dizi analiz yöntemiyle incelenir. |
|
Kistik Fibroz
(34 Mutasyon) |
EDTA’lı Tüpe 5ml
-Amniosentez* |
7–10 gün |
CFTR genindeki 33
mutasyon + polyT bölgesi PCR-OLA yöntemiyle incelenir. |
|
Kistik Fibroz
(500 Mutasyon) |
-EDTA’lı Tüpe 5ml
-Amniosentez* |
30–45 gün |
Türk toplumunda en sık
görülen CFTR mutasyonları dizi analiz yöntemiyle taranır. |
|
Y-Kromozomu
Mikrodelesyonları (28 STS) |
-EDTA’lı Tüpe 5ml |
10–15 gün |
Y kromozomundaki 28
STS bölgesi Floresan PCR yöntemiyle çoğaltılarak Fragman
analiziyle incelenir. |
|
Trombofili Paneli
(FV, FII, MTHFR677,
MTHFR1298) |
-EDTAlı Tüpe 5ml |
10–15 gün |
İlgili gen bölgeli
multiplex PCR ile çoğaltılarak mutasyonlar minisequencing
metoduyla incelenir. |
*Amniosentezle saptanan Tek
gen hastalıkları Koryon Villus (CVS) örneklerinde de
incelenebilmektedir. Fakat gelen CVS materyali ilk önce kültüre
edildikten sonra moleküler tetkikler uygulanmaktadır. Ayrıca CVS
yönteminde anne hücreleriyle kontaminasyon riskinin yüksek olması
sebebiyle örneklere “maternal kontaminasyon analiz çalışması” da
uygulanmaktadır.
|